Unvan Pano Başkanlığı değil, Yolların başkanı Olmalı..

Unvan Pano Başkanlığı değil, Yolların başkanı Olmalı..

1998 Yılında Aksaray iline gittiğimin akabinde dönemin Refah Partili Belediye Başkanı Ahmet Er’e ‘ Göbek Başkan’ Unvanı vermiştik. Bu Unvan ise Ahmet Bey’in kendi göbeğinden değil., Kavşaklara yaptığı çok sayıda ki ‘Göbek Kavşaktan ‘ Kaynaklanmıştı. Yedek Unvanda ise ‘Asfalt Ahmet.. ‘sırada bekliyordu…! Rahmetli Turhan Kılıçcıoğlu’nun ise Temizlik ve Asfalt Şantiyesi adına bıraktığı izlerde hala hatıralarımızdadır.. Mevcut Belediye Başkanı Muzaffer Külcü seçildiği günden bugüne geldiğinde Yol genişleme çalışmaları ile dikkatleri çekmeye devam ediyor. Ve bu çalışma Kamuoyunun yüzde 70 ine ise ‘ Belediye Başkanı Çalışıyor’ dedirtiyor. Ancak büyük çoğunluğunun göz ardı etmediği birkaç eleştiri gerçeğini de yansıtmakta fayda var. Önceki otobüs durakları ile yenilenen mevcut otobüs durakları noktasında gerek kapasite gerek kullanım v.s. birilerine kıyak mı geçildi diyenler halk arasında oldukça fazla..! Diğer yandan Reklam Panoları da oldukça abartılmış görülüyor. Sanat Ödülü almış Mimar.. Mühendis .. Toplumun her kemsindeki vatandaşlar Bilbord Tabelalarının Planlama fakirliği ile abartılı olarak yerleştirildiklerini düşünüyorlar… Bu Abartı belediye başkanı Külcüye ‘ Bilbord Başkan..’ ya da ‘ Pano Başkan..’ unvanına yol açmamalıdır. Bundan daha ziyade ‘ Yolların Başkanı ‘ Destek vermeyi unuttuğu.. destekleri devam ettirerek ‘ Çorumsporun Baba Başkanı’ ‘ Dürüst ve Çalışkan Başkan’ gibi unvanlar kendisine daha çok yakışacaktır.. Bu arada Yeni Yollar açılırken mevcut yollardaki Kasisler ve acemice yapılan yamalıklar.. en önemlisi araçlara zarar veren sert yuvarlak plastik hız kesicileri yerine beton ve asfalt dökümlü daha oval hız kesicileri de kamuoyunun beklentileri arasındadır.. Doğalgaz olan bölgelerde Türkiye Geneline Model olabilecek bir beklenti de Fakirlere Kömür yerine Doğalgaz yardımıdır..! Bu konu adına Çorumgaz ve Ahlatçı Tecrübesinden yararlanılarak Hava Kirliliğinin önüne geçilebilir.. Çorum gazın da bu konuda elbette fedakarlıkları olacaktır.. Fakirlerden Abone ve Depozit bedelleri bir şekilde Şirket tarafından Süspanse edilebilir. Önemli olan ortak Konsensüste buluşabilmektir.. Fakir Aileler nasılsa Tüp Kullanmıyorlar mı? bu konu adına şimdiden Belediye başkanı ve özellikle İktidar Partili Milletvekilleri Ankara nezdinde girişimde bulunmalıdırlar.. yoksa Kirli Havaya Herkes bedavadan bu yılda Abone olacaktır…! Bu arada Referandum dan 17 gün sonra Rötarlı olarak Telefondan arayan CHP İl başkanı Tufan Köse her konuya verebilecek cevabı olduğunu çekinecek hiçbir durumunun olmadığını belirterek ÇRT de Analiz Programına çıkabileceğini ifade etmişti.. Ancak Biz ÇRT ile yaptığımız Centilmenlik anlaşması gereğince Referandum süresince Paket bir program dahilinde anlaşmış ve olası cevap hakkı içinde 10 gün süre tanımıştık… Zaten Genel Seçim Sathına da girilmiş bulunuyor.. ilerleyen zamanlarda konular tekrar işlenebilir.. ( Evet bir sonraki yazının konusu Vekil aday adayları olabilir…!) Bu arada 16 Ekim 2010 günü yapılacak olan Baro seçimleri adına geçtiğimiz hafta sonu Avukatlar arasında oldukça Demokratik bir Temayül yoklaması yapıldı. Avukat Özgür Özdemir ve İbrahim Özyılmaz arasında oy vermeyi düşünen 110 kadar Avukat Temayülde oy kullandı. Bu seçimde sadece bayan bir Avukat ile girdiğim iddiayı kaybederken.. Telefonun ucundaki Avukat Yakup Alar yine Tutturdun fark 8 diyordu.. ( Kendisine adaylardan kim kazanırsa fark 7 ya da 8 olur demiştim.) Baro seçimlerinde Mahmut Bayatlı ile İbrahim Özyılmaz çekişecek… Bu arada ‘Gocum’ der ki: ‘Ayakkabı Köyü ne oldu…! ‘ Esen Kalın

Anahtar Kelimeler
Yorum Yaz