GÜVENME DUYGUSU

GÜVENME DUYGUSU
GÜVENME DUYGUSU

Cansuyu Gülsün Mert Sigmud Freud ne demiş,’ Güç ve Güveni hep dışımda aradım. Ama bunlar insanın içinden gelir. Ve her zaman ordadırlar. Yalan söylemek Güveni yok eden en büyük etmendir. Güvenimizi kaybetmek yalanla başlar, samimiyetsiz sözler ile filizlenir. Güven vermek önemlidir. Güven duymak önemlidir. Duyulan Güveni Boşa çıkarmamak ise daha önemlidir. Bu felsefe insanoğlunun yaşamındaki her sahada geçerlidir. Bir ilişki de Şayet Güvensizlik varsa oradaki sevgi yalandır. Çünkü Güvenilmek bilen kişiye sevgiden daha büyük bir iltifattır. Güveni bir anlamda Ruh’a benzetirsek sanırım yalan olmaz. Güven çıktığı yere asla dönmez. Aynen Ruh gibi. Ruh çıkar ceset kalır. Güven çıkarsa Kişi, kişiliksiz kalır! En Güvenilir insan kuşkusuz H.Z.Muhammed Peygamberimiz idi (s.a.v.) Güven az bulunan özelliklerden biridir. Şöyleki insanın üzerine ağır bir sorumluluk yüklemektedir. Başka bir deyişle bir şeyi bir kimseye emanet etme büyük sorumluluktur. Kendisi için güçlü bir iradeye ihtiyaç duymaktadır. Hz Muhammed (s.a.v) böyle bir karaktere sahip idi. Kendi zamanında insanlar arasında güvenilir Muhammed (s.a.v.) olarak tanınmıştı. peygamberimizin güvenilir oluşunu düşmanları bile kabul etmişler, daha peygamberlik gelmeden önce O’na “El-Emin” demişlerdir. Abdullah bin Abbas’tan rivayetle: Ebu Cehil Hz. Muhammed’e (sav) dedi ki: “Biz seni yalanlamıyoruz, biz sana gelen kitabı yalanlıyoruz.” Bunun üzerine Allah: “Şüphesiz onlar seni yalanlamıyorlar” mealindeki ayeti indirmiştir. (İmam-ı Tirmizî) Bizans kralı Hirakliyus Ebu Süfyan’a sordu: “Hz. Muhammed peygamberlik iddiasında bulunmadan önce kendisini yalanla suçlar mıydınız?” Ebu Süfyan: “Hayır” diye cevap verdi. (İmam-ı Buharî) İşte örnek alınacak bir insan. Oysa Günümüze gelindiğinde zayıflayan cılızlayan Güven duygusu ile karşı karşıyayız. Parçalanan ailelerin parçalanma temellerinde Güvensizlik vardır. Evladı annesine, babasına, arkadaşına, hocasına güenmez ise memur müdürüne, müdür memuruna ve eşler birbirine güvenmez ise verilmesi gereken güven verilememiş ise malesef huzursuzluk, başarısızlık ve mutsuzluklar da beraberinde gelir. İstanbul’un fethinde de Hocasına inanan güvenen O güzel Komutan yine kendisine güvenen askerleri ile İstanbul’un Fethetidildiği unutulmamalıdır. Çanakkale Ruhunun altında yatan da önce Allaha İnanmak, ona sığınıp güvenmek sonrasında komutanlarına arkadaşlarına birbirlerine kenetlenmek güvenmek duygusu vardır. Günümüzde de güvenilir Eş, akraba, arkadaş, evlat, ana, baba ve Ortak olabilmek çok önemlidir. Allah bizleri Güveninden emin olduğumuz iyi insanlar içerisinde değerlendirsin.

Anahtar Kelimeler
Yorum Yaz