BİR VAKA-İ HAYRİYE; SARI ÇİZGİ

BİR VAKA-İ HAYRİYE; SARI ÇİZGİ

Kaldırım, kamusaldır. Ve üzerinde tüyü bitmedik yetimin hakkı vardır. Kaldırımı işgal etmekte halkın ortak kullanımına sunulmuş bir hakka tecavüzle aynıdır. Kaldırım, yalnız bir yaya geçidi değildir. Aynı zamanda önemli bir felsefenin de ürünüdür. Necip Fazıl’ın diliyle kaldırımlar “Çilekeş yalnızların annesi”dir. Ve aynı zamanda “Hepimizin içinde yaşamış bir insandır.. Belediyemiz yetkililerini buradan göreve davet ediyorum. Kaldırımlar üzerindeki işgali lütfen artık görün. Bir köy meydanı için belki normal olan görüntülerin kent kaldırımları üzerinde uygulanmasına göz yummayın. Bunu söylerken zihninizde kesinlikle köy yada kasaba yaşam tarzını hakir gördüğüm zannı uyanmasın. Kentli olma kavramını kanıksamak ayrı bir şey. Çünkü kent ve kentli (lik) sosyolojik bir olgu! Buranın kuralları olmalı. Ve bu kurallar kamu yararı gözetilerek tatbik edilmeli. Şehremini olmanın icabı bunu gerektirir. Önceki yıl başlattığınız sarı çizgi uygulaması büyük bir takdirle karşılanmıştı. Bildiğim birçok vatandaşın hayır duasını almıştınız. Modern, çağdaş bir kente yakışanı yapmıştınız. Sarı çizgi denetimleriniz devam ediyor mu? Nasıl bir sonuç verdi bilmiyorum ama ilimizdeki bu Vaka i Hayriye nin hudutlarını acilen genişletmelisiniz. Üzerine gitmeli ve aman vermemelisiniz. Kent merkezinde yaya kaldırımlarını kullanarak bir yerlere ulaşan on binlerce insan var. Ve bu insanları seyre dalmış avanak bakışlarla izleyen kaldırım üstüne kurulmuş Pazar çadırlarının serin gölgesi altında iskemleler üzerine oturmuş çayını yudumlayan yurdum insanları.. Küçüklü büyüklü dükkânların bulunduğu böyle bir kaldırımda ister bay, ister bayan olun müşteri psikolojisi ile alış veriş yapmak ister misiniz? Mevcut çay ocaklarının ve kahvehane işletmelerinin sahipleri kendilerini o kaldırımları kullanan yayaların veya aynı kaldırımda bulunan işyeri sahiplerinin yerine koymak istemezler.Buna eminim.. Üzerine iskemleler dizili pazar çadırı gölgeli çay bahçesinin pardon kaldırımın sahibi kimdir. Burası milletin gözünün içine baka baka kişisel mal olarak yıllar boyu kâr amacı ile kullanılabilir mi? Buralara işyeri açma ruhsatı veren sayın yetkililerimiz hangi kıstasları göz önünde bulundurmaktadır. Kaldırımların kullanım hakkı tıpkı soluduğumuz hava, içtiğimiz su gibi önemsenmeli ciddiyetle ele alınıp düşünülmelidir.. Halkın vergileri ile yapılmış olan kamusal bir alanın –kaldırımların- tasarrufunda gözetilen hak ve adalet terazisi denk olmalıdır. Bunun vebali ve günahı büyüktür.. Semt pazarlarındaki sebze ve meyve satıcılarının yerleşim planı ne kadar düzenli ise kentin cadde kaldırımlarındaki asayişinde en az o kadar nizami olması belediyemizin sorumluluğundadır. Buradan da bir yanlış anlaşılma çıkmasın! Semt pazarlarında domates, biber veya katık çökelek satılan tezgahlarla tavuk,civciv, ördek satılan tezgahlar, güzergahlar bile belli bir düzen içinde birbirinden ayrı.. Özet olarak pazar çadırlarının yeri semt pazarlarıdır. Bu çadırlar şehrin kaldırımına yakışmamakla beraber şehir içinde genel görüntü kirliliği oluşturmaktadır.Ve kaldırımlar kişilerin şahsi çıkarları için kullanılmaktadır. Buna lütfen göz yummayın. Umutlakalın..

Anahtar Kelimeler
Yorum Yaz